Bu Blogda Ara

30 Kasım 2015 Pazartesi

KREMALI DOMATES ÇORBASI



Domates çorbası, oldukça kolay, lezzetli ve çabuk hazırlanıyor. Yazın hazırladığınız konserve rendelenmiş domatesiniz varsa 10-15 dakikada çorbanız hazır olacaktır. Tarifi denemenizi dilerim.
Malzemeler: 2 su bardağı (400 ml) rendelenmiş domates (yaklaşık 4 domatesi mutfak robotunda da parçalayabilirsiniz)
                  2 yemek kaşığı tereyağı
                  2 yemek kaşığı un
                  500 ml sıcak su
                  1/2 su bardağı krema (100 ml)
                  1 çay kaşığı tuz
Yapılışı: Tereyağını tencerede eritin. Unu ekleyip pembeleşmeden hafifçe kavurun. Domatesi ekleyin ve hafifçe domates suyunu çekinceye kadar karıştırın. Sıcak suyu ve tuzu ekleyin. Çorba kıvamına gelinceye kadar 5-10 dakika kısık ateşte, ara ara karıştırarak pişirin.

Çorba kıvamı oluştuğunda tencereyi ateşten alın ve kremayı ekleyip karıştın. Sıcak servis edin. Servis öncesi, kaselere çorbayı eklediğinizde üzerine peynir rendeleyebilirsiniz. Afiyet olsun.

26 Kasım 2015 Perşembe

YOĞURT TATLISI


Hafif ve lezzetli bir şuruplu tatlı. Kolay bir tarif denemenizi dilerim.
Malzemeler: 4 yumurta
                  4 yemek kaşığı toz şeker
                  250 gr yoğurt
                  125 gr irmik
                  125 gr pirinç unu
                  1 tatlı kaşığı karbonat
Şurubu için: 4,5 su bardağı toz şeker
                   7 su bardağı su
                   1/2 limonun suyu
Yapılışı: Küçük bir tencereye şurup için gerekli toz şekeri ve suyu ekleyin. Tencereyi kısık ateşe yerleştirin. Toz şeker yavaş yavaş eridiğinde suyu kaynasın. Şurup kaynarken hamuru hazırlamaya geçin. Bir kasede yumurtaları ve 4 yemek kaşığı toz şekeri çırpın. Ardından yoğurdu, irmiği, pirinç ununu ve karbonatı sırayla ekleyin ve karıştırın.


Hamur karışımını yağladığınız bir fırın kabına (27x27 cm) dökün. Fırında kek gibi yaklaşık 180 derecede üzeri pembeleşene kadar pişirin. Kaynayan şuruba limon suyunu ekleyip bir taşım daha kaynatın. Fırından çıkardığınız kekin üzerine kaynayan şurubu gezdirerek dökün ve keki yeniden 180 derecede ki fırına sürün. Fırında kek şurubu çekene kadar pişirin.

Kek şurubu tamamen çektiğinde fırından çıkarabilirsiniz. Soğuduğunda istediğiniz şekilde dilimleyip servis edebilirsiniz. Servis sırasında üzerine dondurma ekleyebilir veya hindistan cevizi rendesi serpebilirsiniz. Afiyet olsun.

23 Kasım 2015 Pazartesi

MANTI



Ailem için geleneksel ve çok sevdiğim bu yemeğin tarifini, denemenizi dilerim. Çocukların çok sevdiği bir yemek ve hiç de zor değil. Yeter ki hamur açmayı bilin.
Yiğenim 18 aylıktı. Yemeğe karşı pek istekli sayılmazdı. Mantıyı pişirdiğimizi anladığında, mama sandalyesini iterek yemek masasına yaklaştırdı ve ''mantı'' diye bağırmaya başladı. İlk kez O'nu bir yemek için sabırsızlanırken gördük. Bizi çok mutlu eden bu anı gibi kendi çocukluğumuzda da annemin bize pişirmesini sabırsızlıkla beklediğimizi hatırlıyorum.
4-5 Kişilik
Hamuru için malzemeler: 500gr un
                2 su bardağı ılık su  
                1 yumurta
                1 tatlı kaşığı tuz
İçi için malzemeler: 250 gr kıyma
                             1 adet orta boy kuru soğan küp doğranmış
                             1/3 demet maydanoz ince doğranmış
                             1 çay kaşığı öğütülmüş tane karabiber
                             1 çay kaşığı tuz
Hamuru açarken kullanmak üzere: 1 su bardağı un
Hamuru pişirirken kullanmak üzere yaklaşık 500 ml sıcak et suyu veya su
Sos için : 500 gr yoğurt
       2 diş ezilmiş sarımsak
       3 yemek kaşığı tereyağı
       1 tatlı kaşığı kırmızı pul biber
       1 yemek kaşığı domates salçası
Yapılışı: Hamur malzemesini bir kasede karıştırıp sertçe bir hamur yapın. Üzerini bir örtüyle örtüp, iç malzemesini hazırlarken hamuru, 30 dakika dinlendirin.

 Dinlenen hamuru un serpilmiş tezgahta 2-3 mm kalınlıkta açın. Açılan hamuru 2-3 cm lik karelere bölün. Her bir karenin ortasına iç malzemesinden koyun. Karelerin dört ucunu üstte birleştirin. Yağlanmış fırın tepsisine dizin. 180 derecede ısıtılmış fırında mantıyı hafif pembeleştirin.

Pembeleşen mantıların yarısına kadar sıcak et suyu veya sıcak su ekleyin. Suya 1 tutam tuz ekleyin. Tepsinin ağzını kapatıp kapalı bir şekilde mantı suyunu çekinceye kadar pişirin. Pişen mantının üzerine sarımsaklı yoğurt yayın. Yoğurdun üzerine de tereyağında kızdırdığınız kırmızı pul biberli salçayı gezdirin. Sıcak servis edin. Afiyet olsun.
Not: Mantıyı fırında pişirmek yerine makarna gibi sıcak suya atıp haşlayarakta pişirebilirsiniz.

19 Kasım 2015 Perşembe

TOPALAK


Konya yöresine ait, geleneksel bir nohutlu köfte yemeği. Oldukça lezzetli, kolay ve besleyici bu tarife sofralarınızda yer vermenizi dilerim.
Malzemeler: 2 su bardağı haşlanmış nohut
                   2 yemek kaşığı tereyağı
                   1 yemek kaşığı domates salçası
                   1,5 litre sıcak su
                   1 çay kaşığı tuz
                   1 çay kaşığı kırmızı pul biber
Köfte hamuru için: 500 gr dana-kuzu kıyma çekilmiş et
                   200 gr ince köftelik bulgur
                   1 adet rendelenmiş kuru soğan
                   2-3 yemek kaşığı ince kıyılmış maydanoz
                   1 çay kaşığı tuz
                   1 çay kaşığı çekilmiş tane karabiber
Köfteleri una bulamak için: 3-4 yemek kaşığı un
Yapılışı: Bir kasede bulguru, rendelenmiş soğanı, doğranmış maydanozu, kıymayı, tuzu ve karabiberi yoğurup köfte hamurunu hazırlayın. Köfte hamurunu 15-20 dakika dinlendirin.

Haşlanmış nohut büyüklüğünde parçalar koparıp elinizde yuvarlayın. Unlanmış tepside sallayıp köftelerin her yerini una bulayın.

Tereyağını tencerede eritin. Domates salçasını ve kırmızı pul biberi ekleyip, 1-2 defa karıştırın, salça kum kum olduğunda sıcak suyu ve tuzu ekleyin. Su kaynadığında haşlanmış nohutu ve köfteleri ekleyin. Kaynamaya başladığında ateşi kısın. Köfteler yumuşayana kadar yaklaşık 15 dakika pişirin. Sıcak servis edin. Afiyet olsun.
                   

17 Kasım 2015 Salı

KURU BAMYA ÇORBASI


Konya yöresine ait kuru bamya çorbası, oldukça lezzetli ve kolay bir çorba. Tek başına, ana yemek gibi doyurucu. Geleneksel bir çorba tarifi, denemenizi dilerim.
Malzemeler: 500 gr kuzu eti (küçük kuşbaşı doğranmış)
                  1 su bardağı çiçek kuru bamya
                  1 adet kuru soğan (küçük küp doğranmış)
                  1 yemek kaşığı domates salçası
                  1 su bardağı domates püresi
                  2 yemek kaşığı un
                  2 yemek kaşığı tereyağı
                  1 çay kaşığı kırmızı pul biber
                  1 çay kaşığı tuz
                  2 adet limon tuzu (1/2 çay kaşığı)
                  1,5 litre sıcak su
Yapılışı: Küçük bir tencerede yıkadığınız kuru bamyaları 1-2 taşım kaynatıp kevgirle bir kaseye alın.

 Çorbayı pişireceğiniz tencerede kısık ateşte tereyağını eritin. Doğranmış soğanları hafifçe pembeleştirin. Kuzu etini ekleyip kısık ateşte suyunu salıp çekene kadar arada karıştırarak pişirin. Et, suyunu çektiğinde domates salçasını ekleyip 1-2 kez karıştırın. Unu ekleyip karıştırın. Ardından domates püresini ekleyin. Sıcak suyu azar azar karıştırarak ekleyin. Böylece un topaklanmaz. 15-20 dakika et, yumuşayana kadar pişirin. Ardından bamyayı, tuzu, limon tuzunu ve kırmızı pul biberi ekleyip tencerenin kapağını kapatın. Bamya pişene kadar yaklaşık 15 dakika daha pişirin. Sıcak servis edin. Afiyet olsun.

14 Kasım 2015 Cumartesi

ETLİ PAZI DOLMASI


Pazı dolması, oldukça kolay, lezzetli ve besleyici bir yemek. Çocukların severek yediği ve de kış aylarında sık pişirdiğim bir tarif. Demir eksikliği anemisi olanlara ve gebelere pazı yemeklerini özellikle öneririm. Denemeniz dileğiyle.
Malzemeler: 500 gr pazı ( 1 demet)
Dolma içi için malzemeler:  250 gr dana-kuzu kıyma
                      1 adet kuru soğan (küp doğranmış)
                      1 yemek kaşığı pirinç
                      1 yemek kaşığı bulgur
                      1 tatlı kaşığı biber salçası
                      1 tatlı kaşığı domates salçası
                      1 çay kaşığı kuru nane
                      1 çay kaşığı kırmızı pul biber
                      1 çay kaşığı tuz
                      2 yemek kaşığı zeytinyağı
Suyu için malzemeler: 1,5-2 su bardağı su
                  1/2 çay kaşığı tuz
                  1 yemek kaşığı domates salçası
                  2 yemek kaşığı zeytinyağı
Yapılışı: Pazıları bol su ile yıkayın, kalın saplarını kesin. Derin bir tencerenin 1/3 ü kadar su kaynatın. Kaynayan suya pazı yapraklarını batırıp bir süzgeçle hemen çıkarın. Böylece pazı yapraklarınız sıcak suya değince hemen yumuşar. Yumuşan yaprakların kalın damarlarını kesin.

Bir kasede pirinç ve bulguru yıkayın, kasede bunları biraz suluca bırakın. Üzerine, doğranmış soğanı, kıymayı, salçayı, naneyi, pul biberi, tuzu, zeytinyağını ve kıymayı ekleyin. Hepsini elinizle karıştırıp, hamur haline getirin. Dolma iç malzemeniz hazır oldu.

Pazı yapraklarını eliniz büyüklüğünde parçalara bölebilirsiniz. Her bir pazı yaprağı parçasına 1 tatlı kaşığı kadar  iç malzemesini koyup resimde gördüğünüz gibi sarın. Sardığınız dolmaları yayvan bir tencereye dizin. Üzerine suyu için gerekli olan malzemeleri karıştırıp ekleyin. Isıya dayanıklı bir tabağı resimde gördüğünüz gibi dolmaların üzerine bastırın. Böylece dolmalarınızın pişerken dağılmasını önlersiniz.

Tencereyi ocağın orta gözüne yerleştirin. Kaynamaya başladıktan sonra, 25 dakika kısık ateşte pişirin. Ocaktan aldıktan sonra yemeğinizin biraz ılıklaşmasını bekleyip servis edin. Servis sırasında isterseniz üzerine sarımsaklı veya sade yoğurt ekleyebilirsiniz. Afiyet olsun.
Not: Bulgurunuz yoksa 2 yemek kaşığı pirinç kullanabilirsiniz. Nane yerine de maydanoz kullanabilirsiniz. Domates veya biber salçası yerine taze domates 1 adet kullanabilirsiniz. Pazı yapraklarını batırdığınız sıcak suya yarım limon suyu eklerseniz, biraz ekşili olur.


    

10 Kasım 2015 Salı

LOR PEYNİRLİ BİBER TURŞUSU (CİZA)


Arnavut göçmenlerinin yaptığı bir peynir mayalama türüdür. Acı biber ve peynir ile birlikte ziyafet sofralarımız için harika bir meze tarifi. Her zaman buzdolabınızda saklayabileceğiniz cizayı denemeniz dileğiyle. 1 litrelik bir kavanoz için tarif;
Malzemeler: 400 gr küçük acı biber (Maraş biberi)
                   500 gr tatlı lor peyniri
                   1,5 su bardağı ılık süt (yoğurt mayaladığımız sütten biraz daha ılık)
                   1 çay kaşığı tuz
Yapılışı: Biberleri yıkayıp, kurulayın. Çekirdeklerini çıkarın. Bir kasede loru ve sütü karıştırıp, loru elinizle ezin. Sütün sıcaklığı mutlaka yoğurt mayaladığınız sütten, biraz daha ılık olsun.

1 litrelik bir kavanozun dibine 1 parmak kadar sütlü lor peyniri ekleyin. Biberlerin içini sütlü lor ile doldurun ve kavanoza yerleştirin. Kasede kalan sütlü loruda kavanoza ekleyip boşluk kalmamasını sağlayın. Kavanozu ağzına kadar doldurmayın. 1 parmak kadar boşluk bırakıp kapağını kapatın.

Havlu ile iki kat kavanozu sarın. Evyenin üzerinde bu şekilde 2 gün bekletin, peynir oda sıcaklığında mayalansın. Ardından kapağını açıp havasını alın ve hemen kapağı yeniden kapatıp buzdolabına kaldırın. 10 gün de buzdolabında mayalanmaya devam edecek. 10 gün sonra kavanozun kapağını açıp peynirin üzerine zeytinyağı ekleyin. Böylece peynirinizi 1-2 ay saklayabilirsiniz. Servis yapacağınız zaman, tabağa aldığınız cizanın üzerine zeytinyağı ve çörekotu serpip servis edebilirsiniz. Afiyet olsun.
Not: Eğer çizayı 1-2 ay içinde tüketmeyip bir kaç yıl saklamak isterseniz. Kavanoza yapmak yerine oda ısısında mayalanma aşamasında bir kasede yapın ve üzerine ağırlık koyun. Mayalandıkça peynirin suyu çıkacaktır. Çıkan suyu üzerinden alıp atın. Suyu bitip peynirin üzeri kuruduğunda kuru kısmı atın. Kavanozlara doldurun. Üzerine zeytinyağı ekleyip buzdolabında 1-2 yıl bu şekilde saklayabilirsiniz.
                  

9 Kasım 2015 Pazartesi

İŞKEMBE ÇORBASI


 İşkembe çorbası geleneksel bir çorba ,oldukça besleyici ve lezzetli. Özellikle içki içilen ziyafet sofralarının ardından bu çorbayı içmek oldukça lezzetlidir. Yapımı çok basit, denemenizi dilerim. Günümüzde marketlerde temizlenmiş işkembe bulmak mümkün. Ancak pek çok yerde yoğurtlu işkembe çorbası tarifleri yapılıyor. Oysa benim ailemin pişirdiği bu geleneksel tarifte yoğurt kullanılmaz.
3-4 Kişilik
Malzemeler: 500 gr işkembe
                   2 litre su
                   3 yumurta sarısı
                   1 limonun suyu
                   2 yemek kaşığı un
                   1 çay kaşığı tuz
                   2 yemek kaşığı tereyağı
 Üzerinin sosu için:1 yemek kaşığı tereyağı
                   1 çay kaşığı kırmızı pul biber
Birlikte servis yapmak için: 1/2 su bardağı üzüm sirkesi
                  2-3 diş ezilmiş sarımsak

Yapılışı: Düdüklü tencereye yıkanmış işkembeyi bütün halde yerleştirin. Üzerine 2 litre suyu ekleyip tencerenin kapağını kapatın. Ocağın orta gözünde kısık ateşe yerleştirdiğiniz tencerede, 1 saat pişirin. Pişen işkembeyi, sudan çıkarıp 1cm lik dilimlere bölerek doğrayın.

Diğer tencereye 2 yemek kaşığı tereyağını ekleyip yağ eridiğinde 2 yemek kaşığı unu ekleyin. Un hafif pembeleşene kadar kavurun. Pembeleşen una, işkembenin pişirdiğiniz suyundan 1,5 litre yavaş yavaş ekleyin ve karıştırın. Un topaklanmasın. Kaynamaya başladığında doğranmış işkembeyi ve tuzu ekleyin. Bir kasede 3 yumurta sarısını, 1 limonun suyu ile çırpın. Bu sosu kaynamakta olan çorbaya kısık ateşte ekleyin. Çorba bir taşım kaynadıktan sonra tencereyi ocaktan alın.

 Üzerine sos olarak bir tavada tereyağını eritip kırmızı pulbiberi ekleyin. Servis tabağına aldığınız çorbanın üzerine pul biberli tereyağı gezdirip servis edin. Servis sırasında çorbanın yanında sarımsaklı sirke servis edin. İsteyen çorbasına 1 yemek kaşığı kadar sirkeli sostan ekleyebilir. Afiyet olsun.




5 Kasım 2015 Perşembe

AŞURE TATLISI


 Geleneksel bir tatlı olan Aşure'yi pişirip komşularımla paylaşmayı seviyorum. Nuh'un Büyük Tufan'dan sonra karaya ayak bastığında elinde kalan son malzemelerle bu tatlıyı yaptığına inanılır. Bu nedenle de malzemesi bol bir tatlıdır. 40 çeşit malzeme yerine geçmesi için 1 kaşık bal eklediğim bu tarifi yıllardır pişiriyorum. Umarım siz de denersiniz.
Malzemeler: 500 gr aşurelik buğday
                   1 su bardağı nohut
                   1 su bardağı kuru fasulye
                   1 Kg toz şeker
                   10 adet kuru kayısı
                   10 adet kuru incir
                   1 su bardağı çekirdeksiz kuru üzüm
                   1/3 su bardağı kuş üzümü
                   5 adet karanfil
                   2 çubuk tarçın
                   2 portakalın rendelenmiş kabuğu
                   1 çay bardağı süt
                   1 çay kaşığı tuz
                   1 yemek kaşığı bal
Üstünü süslemek için: 1 su bardağı ceviz içi
                   1 su bardağı fındık içi
                   2 yemek kaşığı dolmalık fıstık
                   5 yemek kaşığı susam
                   1 adet narın taneleri
                   2 yemek kaşığı toz tarçın

Yapılışı: Bir gece  önceden ayrı ayrı kaplarda buğdayı, nohutu ve kuru fasulyeyi suda ıslatın. Ertesi gün sabahtan çekirdeksiz kuru üzümü suda ıslatın. Öğleden sonra veya akşam üstü aşurenizi pişirmek için buğday, nohut, kuru fasulye iyice şişmiş olur.

Buğdayı süzüp düdüklü tencereye alın. Üzerine 2 litre su ekleyip kapağını kapatın. 1 saat pişirin. Nohutu ve kuru fasulyeyi de ayrı ayrı tencerelerde suyunu süzdükten sonra üzerlerini 3 parmak geçecek kadar su ekleyip kaynatın. Haşlanan kuru fasulyenin ve nohutun suyunu süzün. Buğdayın tenceresine bunları ekleyin. Üzerine de 1 litre sıcak su ekleyin. 10 dakika birlikte pişsinler.

 Kuru kayısı ve incirleri minik küpler halinde doğrayın. Kayısı, incir ve suyunu süzdüğünüz çekirdeksiz üzümü, kuş üzümünü, karanfili, çubuk tarçını, portakal kabuğunu tencereye ekleyin. 10-15 dakikada birlikte kaynasınlar.

 Tuzu ve toz şekeri ekleyin. Bir kaşıkla karıştırıp şekerin erimesini sağlayın. Sütü ve balı ekleyip karıştırın. Bir taşım kaynadıktan sonra tencereyi ateşten alın.

Bir tavaya susamı, dolmalık fıstıkları, ceviz ve fındık içini alın. Yağsız tavada bunları hafifçe kavurun. Renkleri hafifçe pembeleşsin.

Kaselere aldığınız aşurenizin üzerine toz tarçın serpin. Üzerine tavada kavurduğunuz malzemeyi serpin. Nar taneleri ile süsleyin.
Hem sıcak hem de soğuk servis edebilirsiniz. Afiyet olsun.
Not: Ateşten tencereyi aldığınızda aşureniz size sulu gelebilir ancak tabaklara aldığınızda hemen puding kıvamına geldiğini göreceksiniz. Portakalın kabuğunu traşlarken beyaz kısmını almamaya özen gösterin. Kabuğun altında ki beyaz kısım tatlınızı acılaştırır.

Aşure sözcüğü, Arapça on demek olan "AŞARA"dan gelir. Muharrem ayının onuncu günü demektir. Kerbela olayı ile ilgilidir. Alevi ve Şii dostlarımızın matemine katılırım.